her gecenin
güneşe doymuş sabahlara uzandığını;en kara bulutların arkasında,
açık bir gökyüzünün var olduğunu bilmek...
her öğlen vaktinde,
burnuna vuran ilk damlalarla,
bardaktan boşanırcasına yağan bereketten,
sakınacak bir çatı uzantsı,ağaç gölgesi arayan;
uçan memeli misali,
gecelere uyanan,
insan evladı için yeterli midir...
o sadece gün batımının kesinliğine inanmıştır,
veya yağmurun yağacağına,
sonsuzluk da değil,
tekerrürü kavrayabilir mi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder