1 Ağustos 2009 Cumartesi

gece

her gecenin
güneşe doymuş sabahlara uzandığını;
en kara bulutların arkasında,
açık bir gökyüzünün var olduğunu bilmek...

her öğlen vaktinde,
burnuna vuran ilk damlalarla,
bardaktan boşanırcasına yağan bereketten,
sakınacak bir çatı uzantsı,ağaç gölgesi arayan;
uçan memeli misali,
gecelere uyanan,
insan evladı için yeterli midir...

o sadece gün batımının kesinliğine inanmıştır,
veya yağmurun yağacağına,
sonsuzluk da değil,
tekerrürü kavrayabilir mi...

Hiç yorum yok: