rüzgar,
dört duvar arasında özlediğin şey,
saçlarında;
bulut taşır en karasından,
yağmur;
çamur toprağa değdiği an,
bir şırınga gibi emer ağaç;
kütüğüne kütüğüne...
güneş,
yaz,sonbahar,ve yaşlanır ağaç,
zaman,o andan sonra motor sesi,
talaş kokusu,
zaman eskitir herşeyi...
önce kökünden,
sonra da selülözünden,
ayırdılar garibi...
kağıt,
bembeyaz,saf;
ağlayışında günahın zerresi bulunmayan,
memeye aç bir bebeğin,
yaşanmışlıkları gibi,
boş...
sonra defter,
garibin arda kalanlarından,
dört ayaklı minik bir masa üstünde seni bekler...
sen,
kaleminle sen,
ertesi günlerini çalan sınavlardan müzmin,bunalmış,
ah sen...
kurşun kokusu,
sürüp giden hayatın kadar,karaladığın defter,
ah rüzgar,
sen nelere kadirsin..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder