11 Temmuz 2010 Pazar

din dediğini severim bazen,
mahşer yeri vaadidir çeken beni,
merağımdan falan değil,
günahlarına,
söylenmemişlere,
gizli kalmışlara,
yalanlara takılır aklım,
dilin ucuna gelip de yitip gidenlere...
bir mahşer yeri dileğim,
tüm nefretlerin,
küslüklerin,
bakış açısındaki suçlularını
aklasın diye...

10 Temmuz 2010 Cumartesi

toprak kahverengisi,
ağaç yeşili,
gök mavisi,

gökkuşağının tüm renkleri,

size sesleniyorum,

bundan böyle gecedir sizi aradığım yer,

karanlıktan siyahı kopardım,
içine doldurdum hepinizi...


elinde şeker,yaklaşadurmuş dedeyi gören,
çocuğun mutluluğu,

piyangoyu tutturmuş kötü hallinin sevinci,
ve bir numara ile kaçırmışın da kahroluşu,

aldatılmışın mahzunluğu,
aldatanın yüzsüzlüğü,

savaşta cocuğa kıyanın,vicdanının kalbine dayadığı
hançerin inceden içinin kıyılmaları,
ve,öksüz kalanın gözünden,tuzlu boncuk dökülürken,
kaybetmenin ve kayıtsızlığın verdiği acıyı,

dostlarıyla sofra kurmus yaslının,gencin,
boğazından aşağı akarken rakı yudumları,
parmak uclarına kadar inen memnuniyeti...

bebeğinin ilk adımını seyre dalmış annenin,
coşkusunu,ilk anne deyişindeki şaşkınlığını da üstüne ekleyip,

sınav öncesi titrer ayaklarıyla bir öss gencinin,
dramatikheyecanını,stresini;
açıklanan sonuçların,
yerleşilen yerlerin getirdiği üzüntüyü,
zıp zıp zıplatan sevincini...

ve,daha niceleriniz,
iç içe katıp da,
koca karı ilacı gibi,
çorba gibi annenin elinden,
hepinizi,

bundan böyle,
ölümdür hepinizi aradığım yer,
ya da doğum;

ya da aşk'tır vahhamiyeti denktir onlara,
kara'dır aşk,
gecedir veyahut,
tüm renklerin şarkısıdır...
terledin mi hiç,
yağmur altında yükler omzunda,
ya da açıklardan akıntıya karşı,
kıyıya doğru yüzerken,
hani terlesen de,
denizdendir,tuzlu tuzlu,
zaman öyle akıp gider,
gözeneklerinden mevsimlerin...

donakaldın mı hiç,
trenyolundan karşıya geçerken,
tren sireninde,üztüne yaklaşırken,
ya da,
karşıdan karşıya geçerken,
tam yolun ortasında,
ileri mi gitsen,
geri mi,
kararsızlığında,
son hızıyla yaklaşırken,
devasa konteynrıyle tıra karşı,
an,
zamanın sonsuzluğu ile,
bir noktada sıkışıp kalmışlığını farkettiğin an;
duyguların siyaha çalar,
karışıp kaynaşıp da,
üzüncü,sevinci,yılmışlığı...
ağlamaklı ile gülmek üzere arasında gidip gelir,
yüz hatların....