28 Nisan 2010 Çarşamba

çağrışa çağrışa

parfüm kokusu sinmiş iki yastık,
yorgana sarılmış koku,
sinmiş odanın heryerine,
özlem,
hatırlamadıkça,
kokmaz gecede...

erezyon,
zihinde,
sevgili üşümesin diye giydirilmiş,
çok beden büyük sweette,o koku,

hani alışır ya insan,
bir süre sonra,
reseptörleri yorulur da,
alışmaz,hiçbir zihin,
kurak nöronlarını saran,
bahara çiçek açmış uzaklardan yol alıp da gelmiş,
taşıdığı kokuyla rüzgarın,
aşındırmasına...

hiçbir deterjan,
ya da teknolojinin evrimiyle
banyolarımızı işgal eden otomat,
yokedemez,özlemin ipuçlarını...

tek bir atom tanesi
dahi kalmasa,
sırf geceyi dolduran kederin,
zihinde bıraktığı hatır,
hatırlanırda,
çağrışır...

12 Nisan 2010 Pazartesi

hisler,
düşüncelerin negatifleridir

gulibik

uyanır geçmişindeki,
bir köy evinde,
kesik kesik karelerle kahvaltı,
açar kapıyı,
levent'te bir sokakta bulur kendini,
yürüdükçe varır körfez'in
asite bulanmış atmosferiyle
duvarları deniz gören lisesine,
ilkokul öğretmeni girer kapıdan,
üniversitesinden,hiç var olmamış bir ders anlatır,
ve dalar yavaş yavaş tahtaya,
kara tahta,yeşil,bulanır,
ve dalar uykuya...
rüyasında;
uyanır pembe duvarlı bir odada,
bir çay koyar,
elini yüzünü yıkar,
kabusa çalmıştır "an",
ağır ağır,aitsizlikle karışık,
karabasandır sanki,
dışarıda soğuk bir hava...
uyanana dek,
acıyacaktır kalbi,
caddede bağırışlar...
yelkovan esner tik tak sesiyle,
ağır ağır kovalar akrebi...

rüya ki gerçek,
gerçek ki rüya...

deja vu

yürür sokakta,
tabelalar yabancı,
dev camekanlar,
ilişir gözleri,gözgöze gelir
yansıması yabancı

kanepenin altından çıkan,
tozlu poşetler içinde,
fotoğraflarda yeşerir anıları,
kendini arar o anda,
"an" tanıdık fakat,
sima yabancı

ve bir çay bahçesindedir,
yalancı güneş ensesinde,
gözünü alır cam masadan
parlayıp da,
yalnızlığı çökmüştür büsbütün,
soğur çayı yarıda...
dalıp gider yan masadakilere,
gözünü ısırır,karşılaşmıştır sanar...
yayılır implus duyularından,
kanın yayıldığı gibi suya...
an tanıdık,
tanıdıklar yabancı...

4 Nisan 2010 Pazar

nefes-i ilk

ey gidi trabzon,
tilki yüreğimin kürkçü dükkanı,

unutur bir bebek,
ilk nefesiyle,
ciğerlerine dolan acının,
ağlayışını da

unutmaz,
unutamaz,
göbek bağının ayrılıp da,
yeşile,maviye dolandığı,
yağmur bahçelerini

ey gidi memleket,
tilki yüreğimin kürkçü dükkanı