20 Ağustos 2009 Perşembe

damlaya dair

birikintisinde kalır mı dersin,
buluttan ayrılan,
yere varan,sağnak bir yağmurun ilk damlaları,
yağmur ertesi...
sonu gelmez bir pembe dizi gibi,
tekrarlanan hayat denilen pencereden seyrettiğin,
tek kanala mahkum yetmişlerin hanelerinde
akşam yemeği ertesileri gibi;
gölcük,
gölet,
göl,
önce güneş sonra rüzgar,
ve çöl...
ilk damla,ilk kare
sen ve çorak,
çorak toprağa varan ilk damlaya düş kuran sen,
kalmaz ama tekrar düşer mi dersin...

Hiç yorum yok: