28 Şubat 2009 Cumartesi

part2


hayat

şansa bağlı meydana gleen bir oraganzimanın
yine şanstan yola çıkıp düşünebilme olasılığının varolduğu
nitelendirilirse

bu organizmanın herşeyi şans olarak nitelendirmesi
pek de olası değil
insan diye isimlendirilen bu canlı
daha çok varoluşunun nedenini sorgulama
yönünde inat edip,hayatını ve şansa bağlı
oluşan hormon vesaire norolojik değişimleri
duygu diye nitelendirip
varoluşunun temellerini şansa değil de imkansıza bağlayıp
kuralllarını belirlediği dünyanın aslında bu kurallara göre işlemeyen bir mekanizma tarafından idare edildiği saçmalığıyla yoğrulup
hep varoluşuna bir neden arayıp,kendini de
baska varolalan insan diye niterelndiriilen
diğer organizmalardan ayrı tutup,
alttan alttan kendi yapısı itibariyle
kodlarından ziyade ben ve o kavramlarıyla
doğuştan ölüme kadar bir mücadeleye girer...

hayat uzayda küçük biryer kaplarken,geçirdiği ömür bir hiçken
o hayat denen hadise öyle bir büyür ki bu canlı için
şansa bağlanamaz olur herşey,kurallara dair bir çelişki ile
mücadeleye bağlı zarar verme duygusu içten içe kemirir

ve bunların mevcut olması,hala evren için şanstan başka birşey değildir

Hiç yorum yok: