27 Şubat 2010 Cumartesi

yaklaştı yabancı,
elleri ceplerinde,
sordu,neyi düşünüyorsun diye,
dışarıyı dedi,bildik biri,

yabancı,güldü sadece,
aynı gökyüzüne bakabildikçe,
dışarısı da içerisi de yoktur dedi

ya hücre,dedi bildik biri,

derviş misali yabancı verdi cevabı,
o düşündüklerin,evleriyle,
zaten senin gibi dört duvar içinde

peki dedi,bildik biri,
onların geçemediği parmaklıklar var mı,
çevrelerinde,
bu yüzden vardır dışarısı da,içerisi de...

bu sefer kahkahaya boğuldu yabancı,
onlar senin bu ürktüğün parmaklıklardan
buraya girebiliyorlar mı sölye!
dedi,sessizlik çöktü ardından,devam etti...

-parmaklıklar varoldukça,
ne içerisi ne dışarısı varolucaktır,
hoş,olmasalar yine de olmayacaktır ya,orası da öyle,
anlayacağın evlat,
şu parmaklıklar var oldukça,evleriniz ve hayali duvarlarınız da,
ne içerisi ne dışarısı var olacaktır,
sadece içerisi vardır,
gökyüzü de öyle....

Hiç yorum yok: