4 Eylül 2009 Cuma

eylul

damlalar çiçek açar,
toprak olmaya yüz tutmuş,
kuru yaprağa çarpınca,
gök gürültüsü eşliğinde

ve güneş,
erken batacaktır artık,
artan rüzgarın eşliğinde,
kısalan günlerde...

neye benzer bilir misin,
eylülde karadeniz...
yağmur ve fırtınalarla geçirilmiş bir yazın,
ertesinde olgunlaşan meyveleriyle;

elli beşlerinde,
ihtiyarlığa yüz tutmuş bir orta yaşlıya...
ve her birini yeni doğmuş gibi
tadarken hayatın lezzetlerini,
bir ağustos eriğini mesela,
veya ayva sarıya yüz tutmuş,
yılın son tadları olduğunu bilerek
götürür ya ağzına,
ve hisseder ya parmak uçlarında,
göz kapakları titrer...
hayatın tad alınabilen son mevsimidir...

ertesinde saçları beyazlayacaktır,
yemyeşil çamların,
kar tanesi,
soğuk,
daha soğuk,ölüme yakın bir soğuk;
ve yolları kesilecektir,
hanelerin birer birer,
sesleri de...


eylül,
bir başkadır karadeniz de,

ne sıcak yazı,
ne kurak gençliğiyle....

Hiç yorum yok: