düşüncenin gelişimi ve iletişim saniye saniye birbirinden güç alıp sonsuz çarpışmalarda ebedileşiyor,var olmanın getirdiği düşünce,öncesine ya da sonrasına dair sorgu alevlendiriyor tüm
doğallığıyla toprak altında yıllarca evrimin derinliklerinde yatmış kömürü.rüzgar dünya var oldukça var ve bizden önce de sonra da var.sonsuz çarpışmaların aktivasyon enerjisi,ısının galeyana getirdiği hava;önce esti yerkürenin üstünde,yavaş yavaş toprak örttü uygarlıklara;içinde yanan ateşiyle dünya kustu tüm zehrini yanardağlarından,ilk canlı,ilk zigot,ya da herne ise ta ki onu yaratana değin çarpıştırdı,yıldız tozundan olma elementlerin bileşiklerini...insan var olan sonsuza yakın en son halkadan başka birşey değil....evrim ya da başka kelimeler yükleyin aranan anlama,darwine de sövülse yaradana da bahşedilse tüm övünçler,gelişen damla damla tüm zihinlerde barınan,ışığa yönelen bakterilerden beri,ışığa yönelen insana,güneşe tapan göçen ilkelliğine kadar gelişen bir bilinç...işte sonsuzlaşan o,var olma nedeni,ve tanrıya yüklenen sonuçlarıyla yara alan o,gelişen güç alan,kömürle,o muazzam seviyede sorguladıgımız karanlıkla öpüşen oksijen o,geçmişe ve geleceğe dair tüm sorgularımız:boncuk boncuk anlımızdan terlediğimiz,yitip gittigimiz kranlıklarda ışk tutan inanç meselesi,iltihapa güç veren kaplıcanın sıcak sularından gayrı bi sıcaklık işte,soğuk su da,kaynamaya yakın su da söndürür ateşi,ve yakamaz,alevlendiremez canına tükürdüğümün kömürünü....şimdiye kadar herşey gayet iyi gitti,insan,rüzgarın verdiği görevi başarıyla yerine getirdi,içgüdüsel tüm hesaplaşmalarıyla,ahlak ve yaşam davranışlarıyla beslediği tanrıyı sonuna değin aradı,gçtü dağlarn ardına,savaşlar verdi uğruna,matbaa da gelişti ne bileyim pusula da,einstein in da ilhamı oldu zamanında,ıraklı bir çocuğun gözyaşı da kimi zaman...tanrıyı öldüren nietzche,ve beyninin kıvrımlarında pekişen sinirsel dürtüler,ah bir bilmece düşünceleri,veyahut nice düşünürlerin işte,rüzgar ile taşınırlar 21. asrın yeni kaşiflerinin zihnine,işte insanın yokolacağı an,güneşe bakıp da yıldızları gizleyen maviliğe destanlar yazan,şiirler dizen,yaradanını öven insanın yokolacağı an,devir öncesine de sonrasına da şu an ulaşılabilme devri...insan bir ışık yılı uzaklık dönemedi güneş etrafında,ve dönemez de artık,devir bilincini toparlayıp,daha güçlü daha akılcı bir yaratığa aktarma devri,işte kapitalizm ki,gücü böler ve güçlüye paylaştırır,bilinc de böyle bölünmeli,taşıyabilene güçlüye arz edilmeli,yoksa dönüp duracak dünya etrafında,rüzgar esmeyecek daha...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder