17 Şubat 2011 Perşembe

küreğe bir hücum,
genci yaşlısı,
günahların diyeti niyetine,
ya da,
yolculuğun son saniyelerinde
eşlik etme uğruna
yeni kazılmış bir çukura,
yavaş yavaş yeniden dolan toprak,
nefes almış kaç asırlık bekleyiş üstüne

çukur taze...

o ses,
vardıkça toprak,
kürekten ayrılıp havada süzülüp de,
ülkesinden kaçarken yakalanmış mülteci edasıyla,
istifsiz bir şekilde dönüşün sesi kürkçü dükkanına

ve eskilerden bir kaçakla karşılşırlar,
geri döndüğü gibi,
hemen yerleşmiştir,çukurun zeminine...

tümsek,
yavaş yavaş,
alçalacaktır,
özüne karıştıkça,kaçak

kaçak taze...

yitmek,
bir ömür sürer,
yitirmek ise 'an'la sınırlı,
ah veda,
keşke toprağın kana vedası kadar hayırlı olsaydı...

Hiç yorum yok: