7 Aralık 2009 Pazartesi

gaz lambasına

yaşamak,
geçmişte,asılı kalmak öylece,
astımını tetiklemek geçip gidenin,
yapışıkalmış tozları ile üstünde

açılmamış mektuplar,
ağzına sıralanıp da söyleyemediklerin,
iç anadolunun posta trenlerinin bir istasyonunda,
eski bir masanın,
paslı gözünde,üstünde toz öylece

eski bayramlara ey gidi çeker,
güneş,
camından içeri süzülerek,
tahta kurusunu andıran sıcaklığıyla,
tüm parlaklığını paramparça eder,
solmuş bir eski,antika dükkanında,
sahibini bekler;
kumaş altındaki,tahta
camın çerçevesindeki,
hepsi sana benzer...

yaşamak,
şimdiki zamanın geçmişinde,
ağırlar göçenleri,
şimdiki zamanın geleceğinde...

Hiç yorum yok: