neden-sonuç
her vaka aslında bir sonuçtur,her geçen zaman briminde süregelen herşey,
minimal maximal düzeyde sonuçtur.
daha da açmak gerekirse;
belirli bir zaman aralığında süregelen olaylar,
başlayıştaki koşulların sonucu olarak gelişir,
bin yılda da bir saniyede de incelediğimizde,başlangıç koşulu neden ve aynı zmanada sonuç olmakla beraber,devamında gelişen olaylar da sonuç olarak nitelendirilebilir...
insanın doğaya ve işleyişe bakıp "neden" sorusunu yöneltmesi de bundandır
doğada gelişen her olay,her reaksiyon,iç içe geçmiş fonksiyonlar gibi,
kendi sonuçlarını yaratır...
herşeyin başlangıcına dair fikirlerin asıl sorgulaması gereken,
başlangıcın neden değil de,neyin sonucu olduğudur...
aslında başlangıcı sorgulamak yerine,tam şu anda,bulunduğumuz koşullarda,
sonuçların hangi sonuçların nedeni olabileceği sorgulanmalıdır...
kurallarla işleyen evrende,
belirli bir zaman aralığında gelişen olaylara "neden" sorusu yöneltiğinde,
sonuçların hangi sonuçlarla içiçe geçtiği gözlemlenebilir ancak,
fakat,insan sonuçların sonuçları doğururken geçen zamanda
neden sorusunun cevabının;
aslında kurallardan başka birşey olmadığını anlayacaktır
başlangıca ait neden sorusu,nasıl sorusu,tüm bu sorgulamalar...
kuralları değiştirmeye yetmeyecektir,
onlardan bağımsız bir cevap evreni açıklayamayacaktır,
evren "neden-sonuç" değil de "sonuç-sonuç"ilişkiinde yürümektedir,
insanoğlunun her hareketi,bir sonraki hareketini doğuracaktır,
kesişen veya didişen sonuçlarla süregelen insan,
sadece "şans"a bağlı ilerleyen evrende,
yine şansa bağlı olarak hareketlerinin sonuçlarının başka sonuçları doğuracağını görüp de;
yine "şans"a bağlı olarak hareketlerine çeki-düzen verebilir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder