bazen sadece ölmek istiyorum,
en kısa zamanda,tükenmeye yakınken,
henüz yeni var olmuş hevesimle,
yok olmaya varmadan ölmek,
sonra tekrar doğup,
seni bulup,
kendimi bulup,
başka bir hayata sarılmak istiyorum...
özenmez iken kimselere,
şu halime imrenir oldu geçmişim...
vicariously
bu an, daha önce, hiç yaşanmamıştı, yepyeni bir an, tamamen farklı... monotom hayat yoktur, sadece bakış açısı...
7 Nisan 2015 Salı
18 Ağustos 2014 Pazartesi
matograf on üç
öldükten sonra yaşam değil;
öyle uzanabilmek huzurla,
açık pencerenn seyrinde bir ağaç,
yaprağına vuran yağmur taneleri,
kalkmayı gerektirmeyecek dünyevi meseleler...
sıkılmak gibi, insani bir duygudan eksik,
uzanmak...
ne geçmiş'ten ne de gelecek'ten bir taneciğin
giremediği bir bilinç hali ile uzanmak...
durmayan yağmur eşliğinde,ölü gibi yatmak,
arada bir dalmak uykuya,
sade bir rüya, öyle sade ki,
kendini öyle huzurla uzanır görmekle ilgili...
öyle uzanabilmek huzurla,
açık pencerenn seyrinde bir ağaç,
yaprağına vuran yağmur taneleri,
kalkmayı gerektirmeyecek dünyevi meseleler...
sıkılmak gibi, insani bir duygudan eksik,
uzanmak...
ne geçmiş'ten ne de gelecek'ten bir taneciğin
giremediği bir bilinç hali ile uzanmak...
durmayan yağmur eşliğinde,ölü gibi yatmak,
arada bir dalmak uykuya,
sade bir rüya, öyle sade ki,
kendini öyle huzurla uzanır görmekle ilgili...
matograf on iki
istanbul'da
sıkışık sokakları ve binalarıyla
gece güneş'in kusulduğu
yapış yapış bir yaz gecesine
benzer
insanların yaşam'la ilgili sorunsalları...
ne zamandan beri bu kadar ciddiye bindi hayat?
kışın güneşe kurulan düşler,
ne çabuk unutuldu...
el birliğiyle yok etmedik mi baharı?
ne kadar derinlere inse de insanlık,
sığ kadar bile yükselemediği bir aralıkta debelenmekte...
sıkışık sokakları ve binalarıyla
gece güneş'in kusulduğu
yapış yapış bir yaz gecesine
benzer
insanların yaşam'la ilgili sorunsalları...
ne zamandan beri bu kadar ciddiye bindi hayat?
kışın güneşe kurulan düşler,
ne çabuk unutuldu...
el birliğiyle yok etmedik mi baharı?
ne kadar derinlere inse de insanlık,
sığ kadar bile yükselemediği bir aralıkta debelenmekte...
matograf on bir
can bahşedilmiş bir kaya
heykele dönüşmeyi düşlerken,
yavaşça ufanabilir rüzgarla...
kimileri hayatı yaşlanmaktan ibaret görür,ufanır,
yavaşça eksilmek acıtmaz da...
kimilerini yontar hayat,elleriyle,
ayna karşısına çıkamazlar,
kimileri rüzgar almaz bir yerde sıkışıp kalır...
üstüne üstlük hayat da çeker ellerini
bir de rüzgarla mücadele etmeye çalışanlar vardır,
ufantılarının peşine düşerler...
heykele dönüşmeyi düşlerken,
yavaşça ufanabilir rüzgarla...
kimileri hayatı yaşlanmaktan ibaret görür,ufanır,
yavaşça eksilmek acıtmaz da...
kimilerini yontar hayat,elleriyle,
ayna karşısına çıkamazlar,
kimileri rüzgar almaz bir yerde sıkışıp kalır...
üstüne üstlük hayat da çeker ellerini
bir de rüzgarla mücadele etmeye çalışanlar vardır,
ufantılarının peşine düşerler...
11 Ağustos 2014 Pazartesi
matograf on
cam;
içini göremezsin,
ardını gösterir...
dağılır, çok da küçük olmayan,
çok da büyük olmayan bir darbe ile...
toparlayamazsın...
doğru zamanda,doğru açı ile bakabilirsen eğer,
yansıtabilir bir çok şeyi...
kum,ateşle dövündükten sonra cam olur...
ateş, her ayrı belirsizlik tanesini, "yok" sandırır.
içini göremezsin,
ardını gösterir...
dağılır, çok da küçük olmayan,
çok da büyük olmayan bir darbe ile...
toparlayamazsın...
doğru zamanda,doğru açı ile bakabilirsen eğer,
yansıtabilir bir çok şeyi...
kum,ateşle dövündükten sonra cam olur...
ateş, her ayrı belirsizlik tanesini, "yok" sandırır.
matograf dokuz
daha iyi diyarlara gitmeliyiz,
daha iyi diyarları hak ettiğimizi düşündüğümüz için,
daha iyi diyarlara, daha iyi diyarları hak etmeyenler gelmemeli,
az olmalıyız,öz gibi ama az...
daha iyi diyarları,daha iyi bir diyarı hak etmeyenler,daha iyi bir diyar yapmalı...
bizler onların,daha iyi bir diyarı neden hak edemediklerine değil;
neden hak etmediklerine konsantre olabilmeliyiz.
daha iyi bir diyarı,layıkıyle yaşayabilmek için...
küstahlık, yeri gelir güneşi batıdan doğdurur, aydın'lık'ı da sahiplenir...
daha iyi diyarları hak ettiğimizi düşündüğümüz için,
daha iyi diyarlara, daha iyi diyarları hak etmeyenler gelmemeli,
az olmalıyız,öz gibi ama az...
daha iyi diyarları,daha iyi bir diyarı hak etmeyenler,daha iyi bir diyar yapmalı...
bizler onların,daha iyi bir diyarı neden hak edemediklerine değil;
neden hak etmediklerine konsantre olabilmeliyiz.
daha iyi bir diyarı,layıkıyle yaşayabilmek için...
küstahlık, yeri gelir güneşi batıdan doğdurur, aydın'lık'ı da sahiplenir...
matograf sekiz
parmaklıkları gördüğüm an,
dönüp baktım ardıma,ezel'den bir iz aradım...
yoktu;yoktu'm
parmaklıkların en kötü tarafı ne biliyor musun?
bahar esintisi, süzülse de aşıp engelleri, içeri,
bir kulaçtan az ötede yaşansa da bahar,temas kuramazsın...
kar yağmayan bir kışa tekabül eder ölümün; pus...
abartılı rüzgarla karışık yağmurla karışık soğuk...
dönüp baktım ardıma,ezel'den bir iz aradım...
yoktu;yoktu'm
parmaklıkların en kötü tarafı ne biliyor musun?
bahar esintisi, süzülse de aşıp engelleri, içeri,
bir kulaçtan az ötede yaşansa da bahar,temas kuramazsın...
kar yağmayan bir kışa tekabül eder ölümün; pus...
abartılı rüzgarla karışık yağmurla karışık soğuk...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)